Sevgili
Anneciğim, Babacığım
Bütün
duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:
Deneme ile
öğrenirim. Bana oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşılarımda özgürlük tanıyın.
Beni her
yerde, her işimde, koruyup kollamaya çalışmayın. Davranışlarımın sonuçlarını
kendim
görürsem daha iyi öğrenirim. Kendi işimi kendim görmeye alıştırın. Büyüdüğümü
başka
nasıl anlarım?
Büyümeyi
çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi
alamıyorum.
Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim
sonra. Her
istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan
edemiyorum.
Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim
azalıyor.
Bana kesin
ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni
sınırlayın.
Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç
kısıtlanmayınca
ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor
hem de
bundan yararlanmadan edemiyorum.
Beni
dinleyin. Öğrenmeye en yakın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır.
Açıklamalarınız
kısa ve açık olsun.
Öğütlerinizden
çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara
sıra
yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve
sevginizin
azaldığını
görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çok
konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve
kesin
sözler bende daha iyi izler bırakır. “Ben senin yaşında iken...” diye başlayan
sözleri
hep kulak
ardına atarım.
11
Küçük
yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Beni, korkutup
sinirlendirerek,
suçluluk duygusu aşılayarak usandırmaya çalışmayın. Yanlış davranışım
üzerinde
durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece
cezama
katlanabilirim.
Beni
yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı
bekleyin.
Başarmam için beni destekleyin. Hiç değilse çabamı övün. Bana güvendiğinizi
belli
edin. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım. Benden yaşımın
üstünde
olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre
tanıyın.
Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin.
Beni
köşeye sıkıştırmayın, yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunalttığım
sırada
bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni
aşağılamayın.
Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki, ben sizi
yabancıların
yanında güç durumlara düşürebilirim.
Bana
haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size
olan
sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yakınlaştırır.
Aslında
ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve
erişilmez
göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum
ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana
verdiklerinizin
yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda
sıraladığım
istekler size çok geldiyse birçoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak
seveceğinize
olan inancım sarılmasın.
Benden
“örnek çocuk” olmamı beklemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba
olmanızı
beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin
çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden
başka
kimsenin çocuğu olmak istemezdim!
Sevgiler
Çocuğunuz
"Prof.
Dr. Atalay Yörükoğlu' nun kitabından alınmıştır.
SEVGİNİN
ÖNEMİ
"Her
dönemde anne-baba sevgisi çocuğun ruh sağlığını olumlu etkiler.
Bireyin
ruh sağlığının yerinde olması, diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi
için
psiko-sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Sevme-sevilme, başarılı olma,
kabul
görme, bir
gruba dahil olma gibi ihtiyaçlar psiko-sosyal ihtiyaçlardandır ve bireyin
kendisini
iyi
hissetmesi için önemlidir.
Gerek
fiziksel ihtiyaçlar, gerekse psiko-sosyal ihtiyaçlar zamanında ve yeterli
karşılanmadığında
bireyde olumsuz davranışlar görülebilir.
Sevme ve
Sevilme İhtiyacı
Sevgi;
insanları bir arada tutan en önemli etken, karşılıklı yararlanma ve dayanışma
gereksinimidir.
Ancak sevginin karışmadığı insan ilişkileri, çıkar ilişkileri olmaktan öteye
gidemez.
Sevgi, insan topluluğunun bulunduğu her yerde vardır. Sevgi, ailenin olduğu
gibi
toplumsal
yaşamın da kaynaştırıcı gücü ve mayasıdır. Sevgiyi en geniş anlamda, “insanları
birbirine
yaklaştıran olumlu ve iyi duyguların tümü” olarak tanımlamak yanlış olmaz. Ana
baba
sevgisi, çocuk sevgisi, kardeş, arkadaş, eş sevgisi, yurt ve insanlık sevgisi
evrensel olan
tek bir duygunun
değişik görüntüleridir. Sevecenlik, ilgi, anlayış, hoşgörü, acıma, bağlılık ve
beğenme de
bu duygunun ürünleridir.
İnsanoğlu
doğduğu andan itibaren sevmek ve sevilmek ihtiyacındadır ve başta anne
baba olmak
üzere büyüdükçe sevme alanlarını ve sevilme ihtiyacını geliştirirler.
Başlangıçta
sadece
anne babası tarafından sevilmeyi isteyen çocuk zamanla arkadaşları,
öğretmenleri,
komşuları
tarafından sevilmeyi ister. Çocuk ilk zamanlar doğal bir içgüdüyle sevmeyi
bilirken,
büyüdükçe anne ve babasından sevgiyi öğrenir.Anne babanın sözcüklerinden çok
hareket ve
davranışları önem taşır.Burada iki önemli nokta sözkonusu ;
birincisi
çocukla geçirilen zaman da ortak faaliyeti paylaşma, ikincisi ise konuşmadır. .
İnsan
sevme yeteneğini sevilerek kazanır. Sevginin temel taşı kabul duygusudur.
Çocuğun tek dayanağı anne-babasının
sevgisidir.
Sevgi gereksinimi ömür boyu sürer ve sürekli doyurulması gerekir.
Çocuğun
görünüşü, becerileri, başarıları sevgi konusu olmamalıdır. Çocuk koşulsuz
sevgi
ister. Çocuk kendisiyle geçirilen zamana eş olarak sevilip sevilmediğini anlar.
Çocuğu
sevmek,
onunla bütünleşmek, bazı etkinliklerde onunla beraber olmak ve bir birey olarak
onun
gerçeklerini anlamaya çalışmaktır.Birlikte sinema,tiyatro,konsere gitmek bu
ortak ilişkilere
temel
oluşturacaktır.Çocuğunuz ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul
ettiğinizi bilmesini sağlayın.
mesajlarınız"seni
seviyorum,odanın kirli olmasına rağmen,yaptıklarından hoşlanmama rağmen-hala
seni seviyorum olmalıdır.
Böyle
davranarak ,çocuğa duyulan sevginin her koşulda aynı kalacagını bilmesi özsaygı
geliştirmesinede yardımcı olacaktır..
SEVGİ EKSİKLİĞİ
Anne-Baba
sevgisinden
yoksun
büyümüş çocukta çeşitli uyum ve davranış bozuklukları görülebilir.
Kendisini
dışlanmış kabul eden çocukta güvensizlik duygusu gelişir.Çünkü sevgi yoksunu
olan çocuk, kendini kullanılıp atılmış
olarak düşünür
ve
kendisine değer verilmediğini gören çocuk da, bir süre sonra kendine değer
vermemeye başlar buda çocuğun benlik kavramı oluşturmasına engel olarak benlik
saygısını olumsuz yönde etkiler.
Ailede
sıkı eğitim ve disiplin vardır;en küçük şeyde cezalandırılma yoluna
gidilir.çocuk sıklıkla aşagılanır ve horlanır.Böyle yetiştirilen çocuklarda
duygusal problemlerle birlikte uyumsuz
davranışlarda görülür.Toplum içerisinde kendilerini saldırgan,isyankar tutum ve
davranışlarıyla kabul ettirmek isterler ve çevresindeki insanlarada değer
vermezler.
SEVGİ VE
ŞEFKAT İNSAN RUHUNUN ÜRETEBİLDİĞİ EN GÖNÜL OKŞAYICI DUYGULARDIR.
SEVGİ Yİ ANLAMAK İÇİN TANIYOR OLMAK LAZIM
*KİŞİ
sahip olmadığı birşeyi sevemez anlamadığı için
*KİŞİ
anlamadığı şeyi öğretemez..sevgiyi öğretmeniz için onu anlamış olmanız lazım
*KİŞİ
incelemediği şeyi bilemez sevgiyi incelemeniz için sevgi içinde yaşamalısınız.
*KİŞİ
tanımadığı şeyleri değerlendiremez.Sevgiyi tanıtmanız için onunla alakadar
olmalısınız.
*Kişi
güvenmek istediği şeyden kuşkulanmaz.Sevgiye güvenmek için ona inanmış olmanız
gerekir.
*Kişi
kabul etmek istemediği şeyi benimseyemez.Sevgiyi benimsemek için sevgiye karşı
duyarlı olmalısınız.
*Kişi
kendisini adamadığı şey için yaşamaz.Kendinizi sevgiye adamak için herzaman
sevgi içindebüyümüş ve gelişmiş olmanız gerekir.
SEVGİYLE
İLGİLİ GÜZEL SÖZLER
*Sevgi
gelince tüm eksiklikler biter*Yunus Emre
*sevgi
temelde çocukla geçirilen zamandır*Haluk Yavuzer
*sevginin
ifadesi öğrenilmiş bir davranıştır*Haluk Yavuzer
*Çocuk ruh
sağlığı sevilmek ve oynamaktır.*Atalay Yörükoğlu
*Çocuklarınızı
çokca öpün! her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.
HZ.MUHAMMED(s.a.v.)
*Gönüllerin
anahtarı yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir*F.Gülen
*İltifat
bir fincan kahveye benzer.Gönül alır*David j. Schwartz
*İnsanlara
inanırsanız olanaksızı başarırlar*Nancy Dornan
***PSİKOLOĞ
KİPLİNG, "ÇOCUK YAŞADIĞINI ÖĞRENİR"
der ve
şunları ekler
Eğer bir
çocuk,sürekli eleştirilirse,kınanayı ve ayıplanmayı öğrenir.
Eğer bir
çocuk,kin ortamında büyümüşse;kavga etmeyi öğrenir.
Eğer bir
çocuk,alay edilip aşağılanmışsa çekingen olmayı öğrenir
Eğer bir
çocuk,ayıplanıp suçluluk duyhusu uyandırılarak büyütülmüşse,kendini suçlamayı
öğrenir.
Eğer bir
çocuk,hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse ,adil olmayı öğrenir.
Eğer bir
çocuk,kabul ve onay görmüşse,kendine güvenmeyi öğrenir
Eğer bir
çocuk,aile içerisinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse ,bu dünyada mutlu olmayı
öğrenir.
ÇOCUKLARDA KENDİNE SAYGIYI GELİŞTİRMENİN İKİ
ÖNEMLİ NOKTASI VARDIR;
SEVGİ VE YETENEĞİNİ HİSSETTİRME.
RUH
SAĞLIĞI YERİNDE OLAN İNSANIN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ
*KISKANÇ
DEĞİLDİR.*
Önyargılı
değildir
*HÜMANİSTTİR.*
Sorumluluk
sahibidir.
*PAYLAŞIMCIDIR*
iyi bir
dinleyicidir
*EMPATİK
DÜŞÜNÜR.*
iletişimcidir
KADIN VE ÇOCUK konusundaki çalışmalarıma kendi çocuğundan başka diğer bütün çocuklarıda kendi
çocuğun olarak görmeye başlanılan
, duygusal ve sosyal yönden duyarlılık
düzeyini yükselten dünyanın en özel duygusu olan annelik duygusunu yaşamamla birlikte başladım. , çevremde ve dünya da yaşayan bütün çocuklara karşı sosyal sorumluluk
duygusu hissetmemle oldu.Branşımla ilgili çalışmalarda hiçbir karşılık beklemeden koşulsuz yardım ederek insanları mutlu etmek yaşam felsefemin temelini oluşturmaktadır.Çeşitli sivil toplum örgütlerinde ve üyesi bulunduğum derneklerde kadın ve çocukla ilgili çeşitli aktivitelerde gönüllü görev alarak anne ve eğitimci olarak toplumsal sorumluluğumu yerine getirmekteyim.
Üniversite yıllarında vermiş oldukları eğitim ile bilgi düzeyimin oluşturulmasında, ve kendimi geliştirmemde,örnek
davranış ve tavırları ile yaşamıma değer katan çok değerli bölüm hocalarım danışmanım sayın Nurper savaş ÜLKÜER ,Ruh sağlığı hocam sayın Güzin SUBAŞI
Hocama saygı ve
sevgilerimle şükranlarımı iletirim.
NEVRİYE NİGAR İÇKALE
"ÇOCUKLAR DOĞUŞTAN SAF VE TEMİZ
DOĞARLAR ONLARI İYİ YADA KÖTÜ YAPAN ÇEVREDİR"JN JACK ROUSSE
yararlanılan
kaynaklar
H
YAVUZER çocuk psikolojisi
A.YÖRÜKOĞLU
*E.GEÇTAN*
*MEGEP *
Modülleri
* D.İbrahimoğlu